Blog

Clean Girl vs. Messy Girl – Bu Durakta İndir Beni, Hiçbiriyle Yola Devam Edemeyeceğimi Söyle – Selma Cengiz

PHOTO-2026-02-12-12-07-25
Yeryüzü / Düşünce

Clean Girl vs. Messy Girl – Bu Durakta İndir Beni, Hiçbiriyle Yola Devam Edemeyeceğimi Söyle – Selma Cengiz

“Güzel Kadın Söylüyor”

 

Saat dokuzu geçmiş. Aç gözlerini, güneş doğmuş çoktan. Sevgilinden günaydın mesajı, varsa birkaç e-posta; sosyal medya bildirimleri kapalı, es geç. Uyanır uyanmaz girme o dünyaya. Yapabiliyorsan şükret!

 

Uyandım da n’oldu? Amacım bir güne daha çomak sokmak. İşe, yüzünü yıka. İyice bak aynaya, algoritmalar ne kadar değiştirmiş yüzünü, incele bir daha. Sen kuru ciltlisin, hayatın boyunca nemlendirici kullanmamışsın, güneş kremi sürmemişsin cildine. Vücuttaki yağ oranın azalmış, insanlar yüzündeki pulları görmüş, nemlendirici de nemlendirici diye tutturmuşlar. İki senede kaç tane nemlendirici değiştirmişsin, dön de bak aynaya, ne değişti iki senede? Boyun çizgilerin ne zamandır var, iki kaşının ortasındaki çizgiler ne zaman belirgin olmaya başlamış, yakınlaş aynaya, dön de bir kez daha bak kendine. Telaşa kapıl, dön geçmişe, al eline telefonu, boyun çizgilerini araştır, tüm fotoğraf arşivini tekrar tara. İzlediğin dizilere geri dön. Yirmili yaşlarda kimsenin boyun çizgilerini görmüyordun, o yaşlarda kimse kimsenin çizgilerini görmüyordu, de kendine. Fringe dizisinde Olivia, Outlander’daki Clare… görünmeyen çizgiler görünür oldu bir anda. Algılar, kapılar, bakışlar… Her yerde!

 

Şimdi hemen yüzünü yıka, nemlendiricini sür, yetmez. Üstüne güneş kremini sür. Ya C vitamini? Ona paran yetmez şu anda. The Purest’in fiyatları uygun. Yok yok, işe yaramıyor diyor Trendyol yorumcuları. La Roche alsam? 2800 TL. İşsizim ben. Ne haddime. Aç kalıp C vitamini mi süreyim yüzüme? Neyse. Bugünlük yeter. Üç saat sonra güneş kremini yenile. Dışarı çıkmıyorsan da yenile. Güneş yaşlandırırmış, sus ve sessizce dinle. Pencerenden odana sızan güneşi yüzüne sürme. Yaşlılık başa bela diyorlar, kanmazsan şayet algoritmaları kilitle. Clean Girl olmak benim ne haddime! Kusurlarımla mutluyum, kendimi değiştirmem gerektiğini söyleyip durmayın, çekil kenara şöyle. Saçlarımı topuz yapamam, tek bir saç telini kontrol edemem, aynaya baktıkça kendimi sevemem. Yüzüm bir aşağıda bir yukarıda, buna ben karar veremem. İlle de bir yere fırlatılacaksam Messy Girl grubunun içinde soluk alabilmeyi bana çok görme. Ama ne dağınık bir insanım ne de ışıl ışıl parlıyorum. Ben hiçbir trende sığamıyorum, kontrollü personalar yaratamıyorum, içinde değilim ama görünürlük alanından (Instagram) çıkamıyorum. Seviyorum sosyolojik tespitler yapmayı. Nasılsa gezemiyorum, seyahat edemiyorum. Toplumu en çok sahnelerde görüyorum.

 

 

Yıl 2022. Yeni bir trend doğdu: Clean Girl. Rutinlerin var, disiplinlisin, spora gidiyorsun, doğal makyaj yaptığını sanıyorsun, pahalı kozmetik ürünler kullanıyorsun, vücudunun her noktasıyla ayrı ilgileniyorsun. Kaz ayağı ayrı, gözaltı torbaları ayrı, yanaklar, alın, kulaklar… yetmez; ayaklar, eller, saçlar, tırnaklar… biraz da popom dikleşsin, karın kaslarım kendini göstersin; dudaklarım çok mu ince, birazcık botoksun kimseye zararı olmaz; e ama yanaklarım da sarktı; o hâlde sana birazcık dolgu yapalım, yetmezse mezoterapi, PRP, altın iğne, gençlik aşısı, kolajen lazeri, sıvı yüz germe, skinbooster… Koltuk altın mı karardı? Bu karalık az. Dirseklerin de kararmış, genital bölgeni de unutma sakın! Of, çok yoruldum. Benim amacım güne çomak sokmaktı. Bir günde ne kadar yetişebilirim kendime?

 

 

Makyajımı misel suyla mı temizleyeyim yoksa yağ bazlı bir temizleme ürünüyle mi? Ya da hiç temizlemesem, sabunla yıkayayım, olsun bitsin mi desem? Diyemem, o makyaj yapıldı bir kere; daha gece rutinin var, sıraya itaat et, düşersin yoksa olduğun yere. Uykum var. Tamam, önce tonikle bir güzel ferahlat kendini. Nemlendiricini sür. Şimdi kaç yaşındasın, söyle! 20? 30? 40? 50? Retinol mü yoksa retinoid mi kullanacaksın, karar ver. Sivilcelerin var, azelaik asitten vazgeçme. Ama retinolü birlikte kullanamazsın. Bir akşam birini, bir akşam diğerini dene. E hani kuru ciltliydin sen? Biraz da skualen mi denesen? Salisilik asit? Glikolik asit? Hyaluronik asit?

 

Daha fazla buna dayanamayacağım. Bu Apollonik ilkelerle yaşayamayacağım. Kaosu bastıramayacağım. Bana biraz Dionysos ilkelerinden bahset. Duygularım dağınık, kusurlarım estetikleşmiş. Hani otantik olacaktım, performansa tekrar nasıl başladım, söyle! Messy de olsam Clean de olsam markalaşıyorum, kimliğim ve imajım birbirine neden uymuyor, algoritmalar okuma artık canımızı. Kontrol ve kaos birlikte trend ise reddet hepsini, değiştir güzelliğin tanımını, içime bir su serp! Oh, işte şöyle.

 

Devam edecek…

Leave your thought here

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Abone Olun