Blog

Mektubunu Bekliyorum… Nisan – Süyünbike Batınbüyük

PHOTO-2026-02-11-16-40-12
Düşünce / Yeryüzü

Mektubunu Bekliyorum… Nisan – Süyünbike Batınbüyük

“Güzel Kadın Söylüyor”



Utanmadan susmamızı bekliyorlar. Yazmamamızı, söylemememizi, ummamamızı yahut istemememizi. Mama’lar ve meme’ler arasında bir dünya sunmuş Tanrı onlara. Gel burada yaşa demiş. Ben ilgilenmiyorum. Uygun bir kadın olamadım, sizin adınıza üzülüyorum. Bu dünyada bir deli kadın daha istemezdiniz. Evet, siz, siz. Ne kadar öfkelisin ya, bu kadar öfkeli olma bence. Ama yani, hayatımla oynuyorsun ya? Yaşamımı benden çalıyorsun ya? Sevgini ben kendimden feragat etmeden alamıyorum ya. Hah, tamam bunun benimle alakası yok diyeceksin. Biri babasına fena halde kızmış. Birinin erkek arkadaşı canını yakmış. Ya sus, ya. Kendinden dışarda tuttuğun o ne menem şeyse osun. Ve biliyor musun, ben de oyum. Bulaştırmışsın bana da ilaçlar içiyorum. Kendimi açıyorum. Ya bir şey olmasın diye kendime ameliyatlar yapıyorum. Yine de rahat edemiyorum.


Fikir yazısı olacaktı bu lafta. Kadının kalemi eline alması hakkında konuşacaktım. Nasıl konuşabilirim ki bu kavga hakkında. Yani bu bir kavga, bizim ve dünya arasında biz kadınlar, lubunyalar, göçmenler, madunlar. Bizim şu kalemi eli’şi’mize almamız sizin canınızı ne yakar ama. Deli gibi korkuyorsunuz öfkemizden de bizi bir hülyaya inandırıyorsunuz sırf koca kazanlarımızda sizi kaynatmayalım diye. HA HA HA. Korkun ulan neyimiz kaldı.


Ben de sizden korkuyorum bak yalan yok. Ama benim korkularım hikâye değil, sen yapıyorsun bunu. Yasa yapıyorsun, yasak koyuyorsun, sağlığımı kısıtlıyorsun, sen gidip bana vuruyorsun, beni öldüreni affediyorsun. Ben gülemiyorum şimdi gülme sırası sende, gül hadi gül. Ne biçim bir canilik sendeki. Artık üstüne alınan alınsın, kimin ne suçu varsa kendi payına alsın. İstemiyorum sizinle işim olsun. Uyamadım oyununuza, sevemedim keyfinizi.


İçine sığdıramadığınız lastik bir kostümün deliklerinden taşıp kaçıyorum. Beynime taktığınız hortumları koparıp buradan çıkıyorum. Sen bunu söyleyemezsin, inadına söylüyorum. Hayır, yoğurt sarımsaksız, sana ayrıca sarımsaklı yoğurt hazırlamıyorum.


Modumu kaybettim size kızasım da geçti. Annen miyim lan oğlum senin ne laf anlatıyorum sana. Sana annen laf anlatamamış gerçi sen de anneni ezmeye kaç yaşında başlamıştın? Yüzüne karşı değil tabii içinde, içinde. Her baban onu aptal gösterecek bir akıllılık yaptığında hah demedin mi? Ben bununla çalışayım, bu da bana çalışsın demedin mi? Annneeeee susaaaadımmm. Anneeee acıktımmm. Anneeeee üşüttüm. Tabii bu doğal bununla doğdun ama sana yaşam suyunu vereni reddetmeyi nereden akıl ettin? Baban öğretti sana bu ihaneti o da babasından öğrenmişti. Şimdi sen biliyorsun ve yaşam suyunu nereden aldığını unutmuşsun. Benden aldın benden.


Bir kadının hayatı. Bir kadının hayatı. Bir kadının hayatı.


Ne kadar utanmazsın. Caniliğin buradan mı geliyor acaba? Hainliğin. Seni besleyenin gözlerine bakıp onu yarmanın adı beslenmek mi senin için? Sen yutmadan, boğmadan, yok etmeden sevemiyorsun. Sen sevemiyorsun. Sen bir mecliste iki canın birbirine muhabbetini bilmiyorsun. Sen akan suyu, seni taşıran çeşmeyi bilmiyorsun. Sen, yok. Konuşmak istemiyorum ben seninle. Melkor soyu. Vampir çırağı. Mezar kazıcısı.

Leave your thought here

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Abone Olun